Herbalist Bozkurtbey - vitiligo - kanser - siroz - diyet - bitkisel diyet
Site Ana Sayfası
Lotus100
FİTOTERAPİ NEDİR & FİTOTERAPİNİN KISA TARİHÇESİ
HASTALIKLAR VE TEDAVİLERİ
İYİLEŞEN HASTALARIMIZDAN TEŞEKKÜR
ARI SÜTÜ VE ARI POLENİ
ŞİFALI BİTKİLER SÖZLÜĞÜ
BOZKURTBEY'E ULAŞIN


DEMİR DİKENİ

Çoban çökerten olarak da bilinen yabanikimyongillerden demir dikeni, yatık gövdeli, bileşik yapraklı, açık sarı renkte küçük çiçekli bir yıllık otsu bir bitkidir. Meyveleri boynuz biçiminde dikenlidir. Kurutulmuş meyvelerinden infüzyon yolu ile faydalanılır. Sabit yağ, rezin ve alkoloit içerir.

İdrar söktürücü ve taş düşürücü etkisi vardır. Bağışıklık sistemi güçlendirici tonik olarak ve kolesterol düşürücü olarak da kullanılır.









SARI SABIR
(ALOE VERA BİTKİSİ)


Aloe vera da denen Sarısabır bitkisi 3 ana bölümden oluşmaktadır: Yaprağın kabuğu, sarı sıvı ve jel tabakası. Yaklaşık 4 yılda olgunlaştıktan sonra yapraklarının özü, içindeki jeli ve dış kabuğundaki öz suyu %100 doğal bir şifalı suya dönüşüyor.

Aloe vera, özellikle doku ve bağışıklık sistemi üzerinde fayda sağlamaktadır. Sarısabır, mide ülseri, sindirim bozuklukları, basur, ishal, kabızlık, zihinsel yorgunluk, migren, akne, mantar, sedef, kireçlenme, felç hastalıkları, halsizlik, unutkanlık, şeker hastalığı, behçet hastalığı, kadın hastalıkları, miyom, yaralanma, burkulma, romatizma, kas hastalıkları, kemik erimeleri, varis, iktidarsızlık, bütün kanser çeşitleri ve daha birçok hastalıklara faydalıdır ve günümüzde lâboratuarlarda olumlu sonuçlar alınmıştır.

Sağlıklı hücreler, artık zararlı toksinlerle baş edemez ve hastalıklara yenilir duruma geliyor. İşte burada Aloe vera'nın insan vücudu için etkisi çok büyüktür.

Alove vera'nın içindeki mineraller
Bakır, Çinko, Mangan, Kalsiyum, Potasyum, Sodyum, Krom ve Magnezyum'dur.

Alove vera'nın içindeki vitaminler
A:VİTAMİNİ: Hücreleri serbest radikallerden (toz, mikrop, yağlı gıdalardan vb.) korur. Deriye, saça, göze olumlu etkisi vardır.
B1:VİTAMİNİ: Enerji üretimini ve doku çoğalmasını sağlar. Kas ve sinir sisteminin çalışmasını rahatlatır.
B2:VİTAMİNİ: Vücudun gelişmesine ve büyümesine yardımcı olur.
B6:VİTAMİNİ: Hemoglobin ve anti maddelerin oluşmasını sağlar. Bağışıklık ve sinir sistemi için çok önemli bir maddedir.
B12:VİTAMİNİ: Hücrelerin büyümesinde folicasidin'in hücrelere girmesine yardımcı olur.
C:VİTAMİNİ: En önemli anti oksit (zararlı maddeleri dışarı atan) maddedir. Hastalıkların giderilmesinde çok büyük bir katkısı mevcuttur.
E:VİTAMİNİ: Hücre zarlarını her türlü hastalıklardan korur, tahrip ve zayıflamış olan hücrelerin tekrar yenilenmesini ve çoğalmasını sağlar.









YEŞİL ÇAY

Yeşil çay kolesterolü düşürür, tansiyonu ve kan şekerini ayarlar. kalp damar hastalıkları, kanser, yorgunluk gibi sağlık problemlerine iyi gelir.İdrar söktürücüdür,diş çürümelerini engeller. Bunun yanında vücut ısısını düzenler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.








GÜMÜŞDÜĞME

Eski Yunan ve Romalı’lar, Yunanlı Hekim Dioscorides’in kayıtlarına göre bu bitkinin sap, yaprak ve çiçeklerini, ateş düşürücü, baş ağrıları ve bunlara eşlik eden bulantı, depresyon gibi semptomlara, mide ağrıları ile düzensiz adet görmeye karşı kullanmaktaydılar. 1980’ lerin başında bitkinin taze yaprakları bazı Avrupa ülkelerinde migren’ e karşı kullanılmaya başlanınca, bazı üniversiteler ve klinikler bir dizi araştırmaya başladılar. 1980’lerin başlarından itibaren yapılan bu bilimsel araştırmalar migrene karşı pozitif sonuçlar verince Gümüşdüğme binlerce yıldan sonra tekrar ilgi çekti.

KARACİĞER DOSTU GIDALAR

ZERDEÇAL


ENGİNAR

Enginar, gerçek bir karaciğer dostudur.

YUMURTA


PİRİNÇ


KEPEK


HEPATİT C VİRÜSÜ


HEPATİT C VİRÜSÜ
HEPATİT NEDİR?

Karaciğerde meydana gelen iltihabı reaksiyon tıp bilimimde hepatitis olarak tanımlanır. Türkiye de yaygın olarak hepatit olarak tanımlanır. Ancak ülkemizde de hepatit denilince yaygın olarak hepatit B kavramı anlaşılır. Ancak hepatitin tek sebebi virüsler ve hepatit B değildir. Hepatite virüsler(hepatit B ,hepatit C ...), bakteriler, çeşitli ilaçlar, uzun süreli alkol kullanımı ve çeşitli endüstriyel maddelere maruz kalmak yol açabilir. Ne sebeple olursa olsun ortaya çıkan hepatit karaciğer hücrelerinde hasara sebep olur. Karaciğerde hassasiyet şişme ve iltihap ortaya çıkar. Karaciğer de yaygın bir hassasiyet ortaya çıkar. Hepatit bazı durumlarda kalıcı hasarlara sebep olur. Burada önemsenmesi gereken en önemli durum virüslerle ortaya çıkan hepatitin bulaşabilmesidir. Aşağıda sayılan diğer hepatit tiplerinin insandan insana bulaşmamasıdır



Hepatit Çeşitleri Bulaşma Yolları
A Yiyecek ya da su ile oral yolla
B Kan/vücut sıvıları ve anneden çocuğa
C Kan/vücut sıvıları ve anneden çocuğa
D Kan/vücut sıvıları (sadece hepatit B virüsü ile bulunabilir)
E Su ile oral yolla
G Kan

HEPATİT OLUŞUMUNUN NEDENLERİ
* Viral hepatit, virüsler tarafından meydana gelen bir karaciğer hastalığıdır.
* Alkole bağlı toksik hepatit, aşırı alkol kullanımı sonucu meydana gelen hepatittir.
* İlaca bağlı toksik hepatit, tedavide kullanılan çeşitli ilaçların sebep olduğu hepatittir.
* Bazı kimyasal maddelere bağlı hepatitler.
* Otoimmun hepatit, bilhassa menapoz yaşı kadınlarda görülen, henüz sebebi tam açıklanamayan hepatittir.

HEPATİT - HASTALIK TERMİNOLOJİSİ
Akut Hepatit : Vücüdun bağışıklık sisteminin virüsü vücuttan 6 ay içinde temizlediği kısa süreli hepatit.
Kronik Hepatit : Vücudun bağışıklık sistemi virüsü vücuttan temizleyemediği için, infeksiyonun 6 aydan uzun süre direnç gösterdiği uzun süreli hepatit.

HEPATİT B NEDİR?
Hepatit B , hepatit B virüsünün (HBV) meydana getirdiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir.

Hepatit B, hafif ve belirti vermeyen bir enfeksiyondan, çok daha ağır karaciğer hastalıklarına ve bu arada sirozla primer hepatosellüler karsinomaya (karaciğer kanserine) kadar değişebilen çeşitli tablolara neden olabilir. Karaciğer kanseri, dünya da en yaygın kanserlerden biridir.

İltihap : Enfeksiyon etkenlerine veya tahriş edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap hücrelerinin ve sitokinlerin toplanmasıdır.

Antijen : Vücuda giren ve bağışıklık sisteminin tanımadığı her türlü yabancı madde.

Antikor : Bağışıklık sistemi tarafından yapılan ve yabancı bir antijene bağlanıp onu nötürleşme amacı güden bir protein kompleksi.

NE KADAR İNSANDA KRONİK HEPATİT-B ENFEKSİYONU VARDIR?
En az 350 milyon insan bu hastalığın kronik taşıyıcısıdır. Coğrafi dağılım, dünyanın her tarafından çok değişik rakamlarla ifade edilmektedir.

Dünyada 2 milyardan fazla insanın hepatit B virüsü ile enfekte olduğu bilinmektedir, ama bunların hepsi kronik taşıyıcı değildir.

Hepatit B'nin coğrafi dağılımı Çin, Güneydoğu Asya ve Afrika gibi yerlerde çok yüksek; Güney Amerika , Batı Avrupa ve Avustralya gibi yerlerde düşüktür. Avrupa'da her yıl 900.000 - 1 milyon insan hepatit B virüsü ile enfekte olmaktadır. ABD'de her yıl 140.000-320.000 akut hepatit B enfeksiyonunun gerçekleştiği hesaplanmıştır. Bu enfeksiyonların çok büyük bir bölümü, kronik hastalığa neden olmadan kendiliğinden iyileşmektedir.

Asya ve Afrika'daki birçok ülkeye ait rakamlar bilinmemektedir ama söz konusu bölgelerdeki kronik taşıyıcı yaygınlığının yüksek olması, enfeksiyon oranının da yüksek olması gerektiğini göstermektedir

HEPATİT B NASIL BULAŞIR?
Hepatit B, değişik yollardan bulaşabilir. İleri derecede yaygın olan bölgelerdeki bulaşma en çok, anneden çocuğa ve çocuktan çocuğa gerçekleşmektedir. Kan ve meni gibi vücut sıvılarının da, virüsü bulaştırabildiği bilinmektedir. (Kan alma veya cinsel yoldan bulaşma)

Asya Pasifik bölgesinde, hastaların çoğu virüsü doğum zamanı ya da doğum zamanına yakın bir zamanda edinir1 - hepatit B ile infekte olan 10 kişiden 9'u yetişkinliğe geçtiklerinde hala hepatit B ile infekte olacaklar.

Dünyanın geri kalanında, hepatit B virüsünün, cinsel temas ya da kontamine kana maruz kalım yoluyla, adolesan ya da yetişkin dönemde edinilme olasılığı daha yüksektir.

HEPATİT B VİRÜSÜ NASIL HASTALIK YAPAR?
Hepatit B virüsü karaciğer hücresi içerisine kendi genetik materyalini yerleştirerek, bu hücrelerin rutin çoğalma mekanizması ile üremelerini sağlar. İnsan vücut bağışıklık sistemi, virüsün genetik materyalini içeren kendi karaciğer hücrelerine saldırmak üzere harekete geçer. Yani virüs dolaylı yoldan karaciğere zarar verir. Bağışıklık sisteminin aralıksız saldırıları, karaciğer hücrelerinin hasar görmesiyle ve ölmesiyle sonuçlanır.

HEPATİT B NİN DOĞAL SEYRİ NASILDIR?
Hepatit B enfeksiyonu, çeşitli şekillerde seyredebilir. Akut hepatit, genellikle kendiliğinden iyileşen, iyi huylu bir enfeksiyondur ama hastaların bir bölümünde kronik hepatit B yönünde ilerler. Kronik hepatit B, aralarında siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserinin de olduğu daha ciddi durumlara neden olabilir.

B,C,D TİPİ VİRAL HEPATİTLER
B,C,D Tipi viral hepatitler halkımızın , " gizli sarılık " ya da "kara sarılık" olarak bildiği hastalıktır. Gizli sarılık mikrobunu alan kişilerin bir kısmı bu mikrobu vücutlarında taşırlar ve başkalarına bulaştırırlar. Bu kişilere "taşıyıcı" denir. Taşıyıcı olmak ileride siroz ve karaciğer kanseri riski taşımaktadır. Üstelik taşıyıcı kişilerin virüsü başka kişilere de bulaştırması toplumun geleceği açısından büyük bir sorun oluşturmaktadır. Bugün için Dünyada 300 milyon, Türkiye'de 5 milyon kişi Hepatit-B virüsü taşıyıcısıdır. Yine, her 3 kişiden birinin Hepatit-B virüsü ile temas ettiği düşünülmektedir.

En önemli bulaşma yolu kan temasıdır.(Kan nakli,ortak enjektör kullanımı yada herhangi bir yolla kan teması) Ayrıca,cinsel ilişki ile ya da anneden bebeğe geçiş de mümkündür

B,C,D tipi HEPATİTLER TEDAVİSİ VE KORUNMA
Gizli sarılıkta da en iyi tedavi, istirahat, dengeli ve yeterli beslenmedir. Günümüzde bir çok değişik ilaçlarla sarılığın tedavisinin yapılmasına çalışılmakta ve önemli ilerlemeler kaydedilmektedir.

Gizli sarılıkta başlıca buluşma , kan yolu ile olduğundan ; kan yolu ile bulaşmaya yönelik önlemler alınmalıdır. Bunun için kan bankalarında, hastanelerde ve Kızılay Kan Merkezlerinde virüs taramaları yapılmaktadır. Ortak iğne yada enjektör kullanımından kaçınılmalıdır. Ayrıca her şüpheli cinsel ilişkide prezervatif kullanılmalıdır. Ailede sarılık geçiren kimseler ya da risk altındaki kişiler hekime başvurarak korunma sağlamalıdırlar.

RİSK GRUPLARI
-Sağlık personeli -Korunmasız(Prezervatif kullanmadan) cinsel ilişkide bulunanlar.
-Gizli sarılık mikrobu taşıyan kişilerin aile fertleri
-Sarılık virüsü taşıyan yada hamileliğinde gizli sarılık geçiren annelerin bebekleri
-Sarılık mikrobu taşıyan kişinin eşi
-İnsan kanı ve sıvıları ile temas eden güvenlik personeli ve askerler
-Makineye giren böbrek hastaları
-Sık kan verilen kan hastaları
-Damar içi uyuşturucu kullananlar.

KRONİK HEPATİTLER
GENEL BİLGİLER
Karaciğer vücutta ne gibi fonksiyonlara sahiptir?
Karaciğer en büyük organlarımızdan birisidir. Karın sağ üst kısmına yerleşiktir ve erişkin bir insandaki ağırlığı yaklaşık 1.5 kg kadardır. Karaciğer sindirim sistemi ile kana geçen tüm maddeler için bir süzgeç görevi görür. Gelen besinleri vücudumuz için gerekli yapı taşları ve fonksiyonel maddelere dönüştürür. Bazı besinleri, enerji kaynaklarını, vitaminleri vücudumuzun ihtiyacı olduğunda kullanılmak üzere depolar. Zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Safra asitlerini sentezleyerek besinler ile aldığımız yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emilmesini kolaylaştırır.

Karaciğerde sentezlenen maddeler ne işe yarar?
Karaciğer vücudumuzun fabrikası gibidir. Protein, karbonhidrat, yağ, vitamin gibi yapı taşlarını alıp işler; bunlardan vücudumuz için gerekli olan maddeleri üretir. Bu maddeler içerisinde yer alan pıhtılaşma faktörleri sayesinde, herhangi bir yerimiz kesildiğinde kanamanın kendiliğinden durması mümkün olur. Vücudumuzdaki pek çok maddeyi taşıyan, suyun damar içerisinde durmasını sağlayan albumin'i üretir. Böylece vücudumuzda ödem denilen şişliklerin oluşmasını engeller. Hücrelerimizin örtücü yüzeylerinin ve bazı hormonlarımızın yapısında yer alan kolesterolü de yine karaciğer üretir. Tüm bu yapım ve yıkım olaylarının olmasında rol alan enzim denilen maddeler de büyük ölçüde karaciğerde yer alır ve karaciğer tarafından yapılır.

Karaciğer tarafından vücuttan uzaklaştırılan maddeler nelerdir?
Alyuvarlar dediğimiz kan hücreleri normal ömrünü tamamlayıp parçalandığında, açığa çıkan ve atılması gerekli maddeleri, karaciğer vücudumuzdan uzaklaştırır. Bu maddelerin son ürünü olan bilirübin, vücudumuzdan atılamaz ve birikirse sarılık ortaya çıkar. Aldığımız pek çok ilacın kullanılabilmesi ve kullanıldıktan sonra vücudumuzdan atılabilmesi için karaciğerde işleme tabi tutulması gereklidir. Yine vücudumuzun normal çalışması sırasında açığa çıkan veya sindirim kanalı ile gelen pek çok zararlı maddenin ortadan kaldırılması karaciğerimizin her günkü işleri arasındadır. Bu işlerini yapamaz ise zaralı maddeler kanda birikir. Beynimize, böbreklerimize, kalbimize ve daha pek çok organımıza zarar verir.

Karaciğerin yapısal özellikleri bu fonksiyonları etkiler mi?
Bu kadar çok görevi üstlenmiş olan karaciğer diğer organlarımızdan farklı olarak iki ayrı sistem tarafından kanlandırılmaktadır. Bu sistemlerden birisi kalpten pompalanan kanı doğrudan karaciğere taşıyan sistem, diğer sistem ise sindirim kanalı kanını karaciğere taşıyan sistemdir. Bu ikinci sistem portal venöz sistem olarak adlandırılır. Böylece hem kandan pompalanan, hem de sindirim sisteminden gelen kan karaciğerde hepatosit ismi verilen karaciğer hücrelerine taşınır. Eğer hepatit virüsleri gibi mikroplar, alkol gibi zaralı maddeler veya diğer nedenlere bağlı olarak karaciğer hücreleri tahrip olur ve kendilerini yenileyemezse karaciğer zamanla bir nedbe dokusuna dönüşür. Bu durumda karaciğere gelen kan nedbe dokusu ile sertleşip bozulmuş karaciğerden geçemeyip gerisinde göllenebilir ve bunun sonucunda dalak büyür. Bu kan, zamanla kendisine yeni yollar bularak dolaşımını sürdürür. Yeni oluşan bu damarlar yemek borusunun alt kısmında, midenin üst taraflarında veya daha nadir olarak sindirim kanalının diğer kısımlarında meydana gelebileceği gibi bazen de karın duvarı üzerinde gözle görebileceğimiz damarsal yapılar olarak teşekkül eder. Yemek borusu ve midede oluşan bu damarlar (varis) zamanla yırtılarak kanamalara neden olur.

Bulaşma kaynağı Bulaşma olasılığı
  Kesinlikle Seyrek Şüpheli
Aile içi temas B   C
Kan ile temas gerektiren İşte çalışma B C    
İğne yaralanmaları B C    
Damar yolundan ilaç kullanımı (enjektör paylaşımı) B C    
Transfüzyonlar (kan nakli) B C    
Hemodiyaliz B C    
Tükürük B C B C  
Cinsel temas B C  
Anal / oral sex B   C
Doğum sırasında anneden bebeğe B C  
Kulak deldirtme B C    
Akupunktur / dövme B C    


HEPATİT C
Yine hepatit B'de olduğu gibi doktorunuz virüsün karaciğerinize verdiği hasarın derecesini önceden bilmek isteyecektir. İnterferon haftada üç gün ancak çoğu zaman daha uzun süreli verilmektedir. Tedavinizin sonuçlanması 2 yıl sürebilir. Tedavi esnasında doktorunuz yine ALT seviyelerinizi, HCV RNA düzeylerinizi ve karaciğerdeki düzelmeyi görmek için rutin testlerinizi isteyecektir. Yapılan çalışmalar hepatit C tedavisinde uzun süreli interferon kullanımının daha yararlı olduğunu göstermektedir. Bu yararların arasında daha uzun süre hastalıksız yaşamanın yanı sıra siroz ve karaciğer kanseri riskindeki azalma sayılabilir. Bu tedavinizi karaciğerinizde düzelme görülünceye dek sürdürmeniz gerektiğini göstermektedir.

Doktorunuz tedavinizin 3. ayında yaptığı kontrollerde interferonun işe yaramadığına karar verirse ilacınızı kesebilir veya tedavi şeklini değiştirebilir.

Tedavi sonunda doktorunuz kanınızdaki virüs düzeylerine yeniden bakar ancak kanınızda virüse hiç rastlanmasa bile %30-50 ihtimalle hastalığınız geri gelecektir. Bu durumda doktorunuz tekrar tedavi almanızı söyleyebilir veya tedavinizde eklemeler ve düzeltmeler yapabilir.

HEPATİT C'DE DİĞER TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?
Hepatit C de İnterferon'a alternatif oluşturacak bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde kısa süre önce piyasaya verilmiş olan "Ribavirin" etken maddesini taşıyan ilaç tek başına kullanımda etkili değildir, ancak interferonla birlikte kullanılmakta ve bu durumda tedaviye yanıt olasılığını artırmaktadır.

İNTERFERON TEDAVİSİNDE YAN ETKİLER
İnterferon tedavisi alan herkes çeşitli yan etkilere maruz kalır ve özellikle ilk 1 - 2 hafta son derece tatsız birtakım yan etkilere karşılaşabilirsiniz. Burada önemli olan yan etkiler nedeni ile tedaviyi asla kesmemenizdir. Bütün hastalar aynı yan etkilere maruz kalmaz. En sık görülen yan etki halsizlik, ateş, kas ağrısı, genel vücut ağrısı, döküntü veya bulantı ile ortaya çıkan Ôgrip benzeri' yan etkidir. Ayrıca ağızda tatsızlık hissi, saç dökülmesi veya cilt kuruluğu görülebilir. Tüm bunlarla başa çıkabilmeniz için eğer mümkünse tedavi başlangıcında yan etkilerin yoğun olabildiği ilk iki hafta izin alın. Yan etkilerin ilk 4 ile 6 saat içinde ortaya çıktığı düşünülürse enjeksiyonları yatmadan önce yaptırmanız bu zor süreyi uyuyarak kolayca geçirmenizi sağlayacaktır. Enjeksiyonları haftanın aynı günleri aynı saatlerde almaya dikkat edin. Grip benzeri yan etkilerle başa çıkmanın diğer bir yolu ise enjeksiyondan bir saat önce 3-4 saat sonra bir ağrı kesici kullanmaktır. Burada önemli olan kullanacağınız ağrı kesici için doktorunuza danışmanızdır. Bulantılarınızı azaltmak için gün içerisinde az ama sık sık yiyin. Düzenli ve yeterli yemek tedavi boyunca kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

İNTEFERON TEDAVİSİNDE ORTAYA ÇIKAN YAN ETKİLERLE BAŞA ÇIKMAK İÇİN NE YAPMALI?

YAN ETKİLER NASIL BAŞA ÇIKILIR
Grip benzeri semptomlar - Enieksiyondan bir saat önce ve 3-4 saat sonra bir ağrı kesici kullanın
- Bol sıvı alın
- Enjeksiyonları yatmadan önce yapın
Yorgunluk - Mümkün olduğunca dinlenin
- Bol sıvı için
- Hafif egzersiz yapın
- Eğer mümkünse çalışma programınızı değiştirin
Gerginlik, sinirlilik, depresyon - Gevşeme tekniklerini deneyin
- Eğer depresyon, sinirlilik, gerginlik ciddi boyuta gelirse profesyonel yardım almayı deneyin
- İştahınız olmasa bile, düzenli yemek yiyin
- Besinleri sağlıklı olmanız için almanız gereken ilaçlar gibi düşünün
İştah azalması - Suya ek olarak meyve suları için
- Ağzınızdaki metalik tattan kurtulmak için sık sık dişinizi fırçalayın
Bulantı / ishal - Bulantıyı / ishali kesici ilaç alın
- Ağızda kötü koku veya tat oluşumuna neden olabilecek yiyeceklerden sakının
Saçlarda hafif dökülme - Saçınızın daha gür görünmesini sağlayacak şekilde saç stilinizi değiştirin
- Eşarp, şapka, saç aksesuarları kullanın


Duygusal olarak kendinizi iyi hissetmeniz tedavinizin başarısı açısından önemlidir. Depresyona girmeyin. İNTERFERON TEDAVİSİNDE DEPRESYON VE SEYREK DE OLSA İNTİHAR RİSKİ BİLDİRİLMİŞTİR

Daha önceki psikolojik sorunlarınızı tedavi başlamadan önce doktorunuza danışınız. Gün içinde sık sık diş fırçalamak ağızınızdaki kötü tat hissinden kurtulmanıza yardımcı olacaktır. SAÇ DÖKÜLMENİZİ ÖNLEMENİN BİR ÇARESİ YOKTUR ANCAK TEDAVİ BİTİMİNDE SAÇLARINIZ ESKİ HALİNE GERİ DÖNECEKTİR.

Tedavi boyunca çok daha ciddi yan etkilerle karşılaşabilirsiniz. Sağlığınızla ilgili her türlü değişiklikten doktorunuzu haberdar edin. Örneğin çok az yiyor, kilo kaybediyor veya kusuyorsanız mutlaka doktorunuzu arayın. Tedavi esnasında virüsle başa çıkmada bize yardımcı olan kemik iliğinin yeterli çalıştığından emin olunmalıdır. İnterferon bazen kemik iliğinin çalışmasını yavaşlatır bu gibi durumlarda doktorunuz ya aldığınız interferon dozunu azaltacaktır veya tedaviye biraz ara verecektir. Unutulmaması gereken bir konu da tedavi boyunca asla içki içmemenizin gerekliliğidir. İNTERFERON TEDAVİSİ ESNASINDA İÇKİ KULLANMAK KARACİĞERİNİZDE GERİ DÖNÜŞSÜZ BİR HASARA SEBEP OLABİLİR.
KONUYLA İLGİLİ TEŞEKKÜR ve BİLGİ MAİLLERİ
BUYUK INSAN HERBALIST BOZKURTBEY,

BENI TEKRAR YASANMAYA DEGER BU DUNYAYA DONDURDUGUNUZ ; SIROZ DENEN, AMANSIZ BIR ILLETTEN VE HEPATIT-C DENILEN HASTALIKTAN KURTARDINIZ VE KOTULUKLERIN ANASI OLAN ALKOL ALISKANLIGIMI YENMEMDE GOSTERDIGINIZ OZEL ILGI VE YUKSEK BASARINIZ KARSISINDA SOYLEYECEK KELIMELERI ZOR BULUYORUM..

EMEKLI BIR AVUKAT OLAN , BENIM GIBI AYDIN BIR INSAN DA , ALKOL VE SONRASI BOYLE OLUMCUL BIR RAHATSIZLIGA AZ DAHA HAYATA VEDA EDEREK YENIK DUSECEKTI..

BIR MESLAKTASIMIN OGLU OLARAK SIZINLE GURUR DUYUYORUM.TIP DOKTORU OLMAMANIZA RAGMEN BOYLE BIR ARASTIRMA VE BASARIYA IMZA ATMANIZ, INSANOGLUNUN AZIMLE NELERI BASARABILECEGININ KANITI BENCE!

ONERDIGINIZ 4 AYLIK KURUN SONUNDA , RAHATSIZLIGIMDAN %90 ORANINDA KURTULDUGUM MUJDESINI TAHLIL SONUCLARIMDAN VE DOKTORLARIMDAN OGRENDIM.

ITHALATINI YAPMIS OLDUGUNUZ OZEL VITAMINLERI DE POLEN VE ANDIZ PEKMEZI ILE KARISTIRARAK DUZENLI KULLANIYORUM.

SUKRANLARIMI SUNARIM.

AVUKAT TURGUT AKMANLAR
MANISA
HERBALİST BOZKURTBEY'İN BİTKİSEL REÇETESİ

HERBALİST BOZKURTBEY'İN EN BAŞARILI OLDUĞU KONULARDAN BİRİ DE VİRAL HEPATİTLERDİR.

15 yılı aşkın bir süredir, binlerce insan Hepatit-B, Hepatit-C ve Siroz hastalıklarından, bitkisel kokteyllerle kurtularak hayata dönmüşlerdir. BOZKURTBEY'in bu bitkisel reçeteleri GERÇEK BİR BULUŞTUR!.

Karaciğer bitkisel reçetelere en duyarlı organlarımızdan biridir ve bitkisel tedavilere cevap verir, yeter ki teşhiste geç kalmayın.

Doktorunuzun teşhis koymuş olduğu hepatit veya hepatitten kaynaklanan siroz hastalığı ve benzeri hastalıklarınız söz konusu ise Herbalist BOZKURTBEY'e mutlaka danışınız.

Hastalığınızın her aşamasında size yardımcı olabileceği bitkisel reçeteleri mevcuttur. Bu ölümcül rahatsızlıktan bir kabustan uyanırcasına kurtulmanız bu reçetelerle mümkün olabilir.

Hepatit C tedavisi çok daha zor olmakla birlikte, bitkisel olarak tedavisi mümkündür.


Kullanılması gereken reçetelerin içerdiği bitkisel kokteyller ve bitkisel drogların kullanım süreleri ve yaklaşık maliyetleri şöyledir: Hepatit-A için ikişer aylık bir ya da iki terkip uygulanır, iki aylık reçetelerin maliyeti 200 Eurodur. Hepatit-B için ikişer aylık iki ya da üç terkip uygulanır, iki aylık reçetelerin maliyeti 350 Eurodur. Hepatit-C için ikişer aylık iki ya da üç terkip uygulanır, iki aylık reçetelerin maliyeti 800 Eurodur.

SAĞLIKLAR DİLERİM

BAŞA DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

©Tüm Hakları Saklıdır - 2006 - Şifa Doğal Tedaviler Danışma Merkezi LTD. Şti.
bilgi@herbalistbozkurtbey.com


Kolon ve Rektum (Bağırsak) kanserleri - Pankreas Başı Kanseri - Mide Kanseri - Karaciğer Kanseri - Gırtlak Kanseri - Akciğer ve Bronş Kanserleri - Prostat Kanseri - Mesane Kanseri - Meme Kanserleri - Beyin Tümörleri - Tiroid Kanserleri - Lenf Kanserleri - Cilt Kanseri Türleri - Lösemi Türleri (ALL-AML-KML-KLL) - MDS Hastalığı - Çocuklarda Kanserler