BÖBREK TAŞLARI
NEDİR?
 Ameliyatla
alınmış taşlı böbrek Her biri yumruk büyüklüğünde olan
böbrekler vücudun yan arka kısımlarına yerleşmiş
organlardır. Mesaneye üriter adı verilen dar tüplerle
bağlanmışlardır. Görevleri kanı süzmek fayadlı maddeleri tekrar
vücuda geri almak, zararlı maddelerin de idrar yoluyla atılımını
sağlamaktır. Bir nevi vücudun filtresi görevini
yaparlar.
Böbrek taşlarından korunmanın ilk koşulu günde en
az 2 litre su içmektir. Çay, kahve ve kola tüketimini ise
sınırlandırmak gerekir. 20 ile 40 yaş arası daha sık görülür.
Erkeklerde daha fazla karşılaşılan bu rahatsızlık idrardaki
Kalsiyum, oksalat veya ürik asit gibi maddelerin idrardaki yüksek
miktarda bulunması sonucu oluşur. Bu maddeler kristaller halinde
büyüyerek böbrek taşlarını meydana getirirler. Bu taşlar hareket
ederek idrar yoluyla atılabilir fakat idrar kanalının herhangi bir
yerinde takılarak idrar akışına engel oluşturan taşlar genellikle
korkulan şiddetli böbrek ağrılarına sebep olur.
Böbrek
taşlarının idrarda çözülemeyip atılamayan kristallerden meydana
geldiğini belirttikten sonra şu konuya da değinmek gerekir. Normalde
idrarda kristal ve taş oluşumunu engelleyecek bazı kimyasal maddeler
vardır fakat bazı insanlarda bu engelleyici mekanizma tam olarak
çalışmayabilir. Bu kişilerde taş sorunu tekrar görülebilir.
 Ameliyatla
alınmış taşlı böbrek TAŞI OLUŞTURAN
SEBEPLER: Uzun dönem hareketsiz kalma İdrar yolu
enfeksiyonları Böbrekte yapısal bozukluklar Böbrek
rahatsızlığı bulunanlar Beslenme alışkanlıkları Sıcak iklim
kuşağında yaşamak Yetersiz sıvı alımı. Bazı ilaçlar
(anti-viral ilaçlar) Genetik faktörler. Metabolik hastalıklar
(Gut gibi) Geçirilmiş barsak hastalıkları Yüksek dozda D
vitamini alımı ve kalsiyum alımı Aşırı kilolu olma
TAŞLI HASTALARDA BULGULAR: İdrar yolu
taşları hiç bir bulgu vermeyebilir. Bazense ciddi bulgular
verebilir. En sık rastlanan yakınma ve ağrıdır. Karakteristik ağrı
kolik diye adlandırılan ve böğür bölgesinden başlayıp öne doğru
ilerleyen kasık ve testislere de ilerleyebilen (Erkeklerde)
ağrılardır. Ağrılar taşın hareket etmesine veya üriner sistemin
tıkanmasına bağlı olarak gelişir. Bazen gözle görülebilecek düzeyde
idrarda kan görülebilirken baze de sadece mikroskobik incelemeyle
ortaya çıkar. Zaman zaman bulantı ve kusma olabilir. Kötü bulanık
idrar ve ateş de bu hastalığın eblirtileri arasındadır.
 Ameliyatla
alınmış taşlı böbrek ÜRİNER SİSTEM
TAŞLARI NASIL TESPİT EDİLİR? Hasta şikayetleri belli
ölçülerde tanı için yardımcı olabilmektedir. Ayrıca taşın
görüntülenmesi gerekir.
DÜSG grafisi: Yatarak çekilen karın
ve pelvik bölge grafisi Ultrason İ.V.P (İlaçlı böbrek
filmi) Spiral üriner sistem komputer tomografilerinden
faydalanır. Bazen kan analizlerine de ihtiyaç duyulur.
EN SIK GÖRÜLEN TAŞLAR HANGİLERİDİR
? Böbrek taşları çeşitli kimyasal kombinasyonda
olabilirler. En sık görülen kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşları
sıklıkla okzalat veya fosfat ile kombinasyon halinde bulunurlar.
Daha az sıklıkla enfeksiyon taşları (magnezyum amonyum fosfat
taşları) ve daha da az oranlarda ürik asit ve sistin taşları
görülür.
TAŞLARLA İLGİLİ ENDİŞEMİZİN
NEDENİ NEDİR? Taşlar sıklıkla ağrılara neden
olurlar. Üriner sistemde enfeksiyon kaynağı olabilirler. Eğer
idrar yolunun herhangi bir bölgesinde tıkayıcı bir durum
oluşturmuşsa zamanla böbrekte fonksiyon kaybına neden
olurlar
BÖBREK TAŞLARINDA TEDAVİ
NELERDİR? Böbrek taşların çoğu kendiliğinden düşme
eğilimindedir. Tüm idrar yolu taşlarının yaklaşık 80’i ilaç tedavisi
ile düşer. Taşın düşmesini etkileyen en önemli faktör taşın
büyüklüğüdür. 4 mm’nin altında taşın düşmesi beklenirken 6 mm’nin
üzerindeki taşlar’a müdahale gereklidir. Ayrıca taşların şekli ve
idrar yolundaki yerleşimi de düşmeyi etkileyen önemli
faktörlerdir. Kendiliğinden yada ilaç yardımıyla taşın
düşürülmesi ESWL ( şok dalgası ile taşları kırmak) Minimal
invaziv girişimler ( Perkütan Nefrolitotomi,
Üreterolitotripsi) Klasik açık ameliyat yöntemi
Bu
yaklaşımlardan hangisinin uygulanılacağı taşın yerine, büyüklüğüne,
idrar yollarına verdiği veya verebileceği zararına ve taşın cinsine
bağlıdır. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sonucu
klasik açık cerrahi, en az başvurulan ve eniz tercih edilen metot
olarak kalmıştır
ESWL (VÜCUT
DIŞINDAN ŞOK DALGALARIYLA TAŞ KIRMA) Bir odaktan çıkan şok
dalgaları taşın üzerine yönlendirilerek taş kırılır. X-ray ve
ultrason ile odaklama yapan ESWL cihazları mevcuttur. Kırılan taş
parçaları idrar yoluyla vücuttan atılır. ESWL bütün taşlarda başarı
sağlayamaz. Başarı taşın cinsine, sertliğine, büyüklüğüne ve idrar
yolunda yerleştiği yere göre değişir. Tek bir seansta kırılabilen
taşlar olabileceği gibi tekrarlayıcı seanslara da ihtiyaç
duyulabilir.
ESWL seansı sırasında rahatsızlık hissi ve ağrı
duyulabilir. Bu nedenle tedavi öncesi ağrı kesiciler kullanılır.
İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç
olmaz.
Minimal invaziv girişimler: Bu girişimlerde amaç
üriner sistemi tehdit eden taştan kurtulmayı sağlamak ve hastanın en
kısa zamanda günlük hayata dönmesini sağlamaktır. Perkütan
nefrolitotomi ve Üreterolitotripsi bu grupta yer alan
girişimlerdir.
Taş, uygulanan tedaviye rağmen düşmüyorsa,
düşmeyecek boyutlarda ise, idrar yolunda idrarın akmasını
engelleyecek tam bir blok oluşturuyorsa, tekrarlayıcı idrar yolu
enfeksiyonuna yol açıyorsa, böbreklerde hasara yol açmışsa girişim
gereklidir.
Önceleri, taş için açık cerrahi yapılırken artık
günümüzde minimal invaziv girişimler diye adlandırılan yeni yaklaşım
mevcuttur. Bu girişimlerde amaç, en kısa zamanda hastalığın ortadan
kaldırılması ve hastanın en erken dönemde günlük hayatına dönmesini
sağlamaktır. Minimal invaziv girişimlerde hasta erken dönemde normal
yaşamına döner.
PERKÜTAN
NEFROLİTOTOMİ (PCNL) Endoskopik böbrek taşı ameliyatında
sırt bölgesinde böbrek hizasına 0,5 - 1 cm boyutunda bir kesi
yapılır. Röntgen kontrolü altında böbreğe iki ucu açık ince bir tüp
yerleştirilir. Bu tüpten yerleştirilen optik cihaz yardımıyla taş
video sistemi ile monitörde görülür ve özel aletler yardımıyla
çıkartılır. Perkütan ameliyatının en önemli üstünlüğü vücut
dokularının normal yapısının korunmasıdır. Bunun sonucunda iyileşme
süreci hızlıdır. Hastalar ameliyat sonrası dönemi açık ameliyata
göre çok daha rahat geçirmektedir. Hastalarımız genellikle 2 - 3
günde taburcu edilerek günlük aktivitelerine hızla kavuşurlar. Bu,
açık böbrek taş ameliyatı ile karşılaştırıldığında oldukça kısa bir
süredir.
Özellikle böbreğin alt havuzcuklarına yerleşen
taşlarda ve büyük boyutlu taşlarda ESWL’nin başarısı önemli ölçüde
düşer. Bu durumlarda PCNL ameliyatı yüksek başarı sağlayan minimal
invaziv girişimdir. Ameliyat işlemi sırasında taşı temizlemek için
pnömotik litotripsi ve lazer litotripsi kullanılır. Bu teknolojiler
yardımı ile en sert taşlar bile rahatlıkla kırılmaktadır. Bu
teknikle tüm böreği kaplayan ve koraliform taş olarak adlandırılan
taşlara da müdahale edilebilinmektedir.
URETEROLİTOTRİPSİ NASIL
UYGULANIR? Üreter taşları hem ESWL hemde üreterorenoskopi
(URS) ile müdahale edilerek temizlenebilir. URS’de herhangi bir kesi
yapılmaz. İdrar yolundan özel bir endoskopik alet gönderilerek taş
üreterde görüntülenir ve temizlenir. Hastaların çoğu aynı gün
evlerine dönüp bir gün sonrada normal yaşamalarına dönebilirler.
Özellikle alt ve orta üreterdeki taşlarda başarı oranı yüksektir (
%96 - %100 başarı). Üst üreter taşlarının tedavisinde ESWL
genellikle ilk tercih edilen tedavi yöntemidir.
Ancak 1
cm’den büyük üreter taşlarında ESWL’nin başarı oranları düşmektedir.
Genel kural olarak olarak 1 cm’den büyük üreter taşlarında ve 2
cm’den büyük böbrek taşlarında endokopik girişimler daha yararlı ve
başarılı olmaktadır.
TAŞLARIN
OLUŞUMU ÖNLEMEK MÜMKÜN OLABİLİR Mİ? Tekrarlayıcı böbrek
taşı olanlarda bazı tavsiyelere dikkat edilerek taşın yeniden
oluşumu engellenebilir ya da yeniden oluşması geciktirilebilir. Bu
nedenle 24 saatlik idrar analizi ve kan analizini içeren bir
değerlendirme yapılır. Ayrıca daha önceki taşların kimyasal yapısı
araştırılarak taşların kimyasal yapısı anlaşılır. Metabolik
değerlendirme denilen bu işlemlerle idrarda taş oluşumuna yol
açabilecek maddelerin düzeyleri ölçülüp sonuca göre diyet ya da ilaç
verilebilir.
Ayrıca: Günlük 2 litre sıvı
alımı Hayvansal protein alımının azaltılması Tuz tüketiminin
azaltılması Lifli dieti tercih etmek Taşın kimyasal yapısına
göre verilebilecek diete uygun beslenme rejimi tavsiye
edilir.
ÖNEMLİ
NOKTALAR: Ailenizde taş hastalığı olanlar varsa sizde de
taş hastalığı olabilir. Taş oluşumunu engellemek için bol
miktarda sıvı alınmalıdır. Özellikle su tüketilmesini
öneriyoruz.
Eğer birden fazla taş düşürdüyseniz ya da taş
tedavisi gördüyseniz üroloğunuza başvurun. Yapılacak olan kan ve
idrar analizleri ile taş oluşturma riskiniz değerlendirilir.
Tekrarlayan taş hastalığına karşı gerekli önlemler
alınabilir. Bazı hastalarda taş oluşmaması için tedaviler
önerilebilir. Özellikle yineleyen taşları olan hastalarda
kontroller ve takip önemlidir. Daha önce taş problemi yaşayan
hastalara düzenli kontrol öneriyoruz.
HERBALİST BOZKURTBEY'İN BİTKİSEL
REÇETESİ Böbrek yetmezlikleri ve bundan kaynaklanan böbrek
taşları bitkisel yöntemlerle tamamen, 1 aydan başlamak üzere tedavi
edilebilmektedir. Kırma yöntemleri büyük taşlar için uygun
olmadığından ameliyat gerektirebilir. Bitki özütleri ise her cins
taş için olmasa da böbrek taşlarının %80inin olduğu yerde eriterek
idrar yoluyla atılımını sağlar. Fakat yalnızca hasta idrara
çıkabiliyorsa bu yöntem uygulanabilir. Diyaliz makinesine bağlanıyor
ve hiç idrara çıkamıyorsa bitkisel yönden yapılabilecek bir şey
yoktur. Her rahatsızlıkta olduğu gibi bitkisel drog ve bitki
özleri, bilinçli ve disiplinli bir şekilde hastanın yaşı, hastalığın
durumu gibi faktörler göz önünde bulundurularak ve doktorla
istişareli bir şekilde kullanılmalıdır. Aylık tahlillerde
görülebileceği gibi kullanılmaya başladıktan kısa bir süre sonra
böbreklerin çalışmaya başlamasının düzeleceği görülecektir.
Herbalist BOZKURTBEY'in böbrek yetmezliği ve böbrek taşları
konusunda uzun yıllar üzerinde çalışarak formüle ettiği bitkisel
reçeteleri böyle bir rahatsızlığınız varsa kendisine danışınız ve
mutlaka yüzlerce sağlıklı olarak hayatını devam ettiren hastalar
gibi sizin için de şifa olacaktır. 4 ay kadar süren bu tedavilerin 2
aylık bitkisel reçete tutarı 500 Euro tutmaktadır.
GEÇMİŞ OLSUN
|